İran’da Yangın Var

Yönelim’in piri Şair Eşref’in 1908’de neşredilen ünlü kitabının ismidir…

1905’te devrimler çağını başlatan Rusya’nın ardından İran da meşrutiyet uğrunda uzun bir mücadele vermiştir 1905 ile 1911 arasında. Settar Han ve Bağır Han gibi Tebrizli mücahitleri de doğuran bu süreç bir yıldızlar geçididir:

Her İran devriminde olduğu gibi bir Ayetullah Tabâtabâyî, Bibi Hanım, genç Muhammed Musaddık, Mirza Talıbov, Amerikalı misyoner Howard Baskerville, Taşnakların kurucularından Stepan Zoryan, Settar Han’ı vuran Ermeni Yeprem Han

Aynı dönemde Türkiye’de de “yangın” vardır: İstibdat bastırır ama “gitgide zulmetmeğe elde ahali” kalmamaktadır… 1908 Devrimi, sisli ufukların ve kanlı yolların ardında 1923’ü müjdeler.

O günlerde Şah, Ruslara kendi meclisini ve vatanperver devrimcileri bombalatır. Şair Eşref, Şah’a ve bu vesileyle Sultan Hamid’e verip veriştirdikten sonra şöyle bir tespitte bulunur:

İşte İran, işte Türkiye, uzağa gitmeyin,

Bir binâ tecdîd olunmaz ekseriyyâ çökmeden;

Hallolundu mes’ele: bîhûdedir, gelmez sonu,

Tıfl-ı hürriyyet doğarsa evvelâ kan dökmeden.

O gün, aydınımız için İran’la Türkiye’nin kaderi birdir.

*

Aradan 10 yıl geçer.

Bu sefer başka bir yıldızlar geçidine sahne olur İran-zemin: “Bomba patlatmak”la meşhur olduğundan “Bombî” lakabıyla anılan Türk Bolşevik Haydar Han Emmoğlu, genç Cafer Pişeverî, Neriman Nerimanov’un Ameleler Fırkası, Mirza Kuçek Han’ın Cengelî Hareketi ve İran Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti

Bu kez İran’da devrim çökerken Türkiye semalarında bir çift mavi göz belirir. İran’da rejim değişir, batısındaki sarışın kurdu takip ederler.

*

Aradan 50 yıl geçer.

Bursa’da konaklamış fakat son ziyaretgahı Paris olmuş İmam Humeynî, peşine önceki devrimlerdeki gibi topyekun “İran milletini” katar; İran’ın Türk’ü, Fars’ı, Kürt’ü, Arap’ı, liberali, Tudeh’i Şah’ı devirir.

Hemen ardından Türkiye’de “our boys” yönetime el koyar.

Eşrefî yaratılışlı Yalçın Küçük, bu dönemeçte de yapboz parçalarını birleştirir: “Bizim Eylül darbemiz, ‘İslam Devrimi’ için [ABD tarafından] bir cevap olarak tanzim edilmiştir.”

*

Aradan 40 yıl geçer.

İran’da yine yangın var. Fakat bu sefer meclis değil, kız çocuklarının okuduğu okullar bombalanıyor. Namlunun ucunda Şah yok, kana susamış emperyalizm var.

Peki ya Türkiye’de neler oluyor? Şair Eşref’in dediği gibi “Bir düzen bütünüyle çökmeden yeniden kurulamaz.” Bu yüzden bütün uğraşlar…

Burada durmuyor ama Şair. Bu sefer hem İranlılara hem Türkiye’ye sesleniyor:

“Uğrunda kanını dökmediğin hürriyetin doğuşu boşunadır; bunun arkası gelmez, sonuç vermez.”

Oğul Tuna

Oğul Tuna

Oğul Tuna tarihçi, çevirmen ve uluslararası ilişkiler uzmanıdır. Avrasya’nın tarihî ve güncel meselelerine, siyasal düşünceye ve entelektüel tarihe odaklanmaktadır.

Gündeme Yönelim kategorisinden son haberler

“Aşırı” Sağ, “Aşırı” Sol, Penaltı, Gol

Essen merkezli Uluslararası Kedi Federasyonu (FIFe), 2022 yılında Rusya vatandaşlarına ait kedilerin uluslararası yarışmalara katılmasını geçici olarak yasakladı; Rusya’da yetiştirilen kedilerin dışarıdaki soykütüklerine kaydını

Türkiye’nin Osmanlı’dan Kurtuluşu

“İstanbul, İngilizlerin elinde oyuncak olarak Anadolu’ya karşı düşmanlık etmek istedikçe bizim de açık bir düşmanımızdır. Onunla görülecek pek çok hesaplarımız mevcut olmakla beraber, bunların

Şimdi Eleştiri Zamanı!

Halkın kendi durumu üzerindeki yanılsamalardan vazgeçmesini istemek, halkın yanılsamalara gereksinim duyan bir durumdan vazgeçmesini istemek anlamına geliyor. (…) çağdaş siyasal toplumsal gerçekliğin kendisi eleştiriden
GitEn Üst

Don't Miss