Essen merkezli Uluslararası Kedi Federasyonu (FIFe), 2022 yılında Rusya vatandaşlarına ait kedilerin uluslararası yarışmalara katılmasını geçici olarak yasakladı; Rusya’da yetiştirilen kedilerin dışarıdaki soykütüklerine kaydını da durdurdu.
Florida Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki “Karl Marks Grup Çalışma Odası”nın ismi aynı yıl değiştirildi. Üniversite bunu, sanki Marks Rus’muşçasına (kabahat bu ya!), “Ukrayna’daki ve dünyanın başka yerlerindeki güncel olaylar”la ilişkilendirdi.
Dahası Milano-Bicocca Üniversitesi, yazar Paolo Nori’nin Dostoyevski üzerine derslerini “gerilimi artırmamak” gerekçesiyle erteledi. Cardiff Filarmoni Orkestrası, Çaykovski’nin 1812 Uvertürü ile İkinci Senfonisi’ni konser programından çıkardı.
Kendilerini liberal zanneden faşistlerin favori “tarihçi”si Timothy Snyder’a göre Rus ruhunda hastalıklı bir şeyler var; Dostoyevski ve Çaykovski de bunun tecelli ettiği isimlerden olsa gerek!
İşler bununla sınırlı kalmadı…
Britanya’da Ekim 2023’ten Ağustos 2026’ya kadar Palestine Action yasağı kapsamında 3300’den fazla kişi gözaltına alındı. ABD’de Demokratlara yakın “solcu” figürler Cenk Uygur ve Hasan Piker’in Oxford Union’da konuşmasını engellemek üzere ülkeye girişleri yasakladı.
Gelelim bu yazıyı yazmaya ilham veren, emperyalizmin önceki Paylaşım Savaş’ı sonrasında kurduğu köleler rejimine… Gazze’de çalışmış Filistinli-Britanyalı cerrah Gassan Ebu Sitte’nin Berlin Filistin Kongresi’ne girmesine ve “siyasî” konuşma yapmasına izin verilmedi. Bu kadarla mı sınırlı kaldılar? Hayır! Yanis Varoufakis, Adania Shibli, Masha Gessen, Nancy Fraser, Roger Waters, Francesca Albanese ve Eyal Weizman da yasaklardan nasiplerini aldılar…
Ve bugün… “Aşırı sağ”ın mevzi kazanmasını önlemek için Şansölye Merz liderliğinde “aşırı sağcılık” oynamaya soyunuyorlar.
Peki burada suçlu kim? Bu gidişata nasıl dur denebilir?
Bu vaziyeti doğrudan liberaller ve konformizmleri yarattılar. Unutmayalım ki liberalizmin bir amentüsü “rasyonel seçim teorisi” idi. Almanya’da ve dünyada seçmen gayet “rasyonel” davranıyor mevcut şartlar içinde. O hâlde mevcut şartlara yönelik ve seçmen kazanmak amacıyla siyaset yapmak zamanıdır.
Ama bunu Merz’giller idrak edebilecek mi?
Görünen o ki bu mümkün olmayacak ve bir asır sonra Berlin’den aynı vahşet sahneleri yeniden doğacak. Fakat hedef muhtemelen “olağan şüpheliler” olmayacak.
Nitekim Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, AfD’nin Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim zaferini “en kötü kabuslarda bile hayal edemeyecekleri bir sonuç” olarak tanımlıyor. Buna cevap veren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor ise seçim sonucunu “ikaz ışığı” olarak niteliyor ama AfD’yi doğrudan kınamıyor. Ne yapıyor dersiniz? Şaka gibi ama “sola” karşı siyasî koruma duvarı kurulması gerektiğini söylüyor!..