Korsika bayrağını Fransa’da sık görürsünüz. Adı Tête de Maure… Mağribî kellesi, ya da Batılı Kafası diyelim. Peki neden bu ismi taşıyor?
On üçüncü yüzyılda Korsikalı prenses Diana Mağriplilerce kaçırılır. Nişanlısı Pablo onu kurtarır. Müslüman Granada hükümdarı buna öfkelenir ve komutanı Mansur bin İsmail’i savaşa yollar. Korsikalılar kazanır. Pablo, Mansur’un kafasını bizzat alır. Bu baş, Korsikalıların özgürlük, direniş ve gurur sembolü olur.
Bölge İtalyan kültürüne yakındır. Tarih boyunca y.a bağımsız kalmış ya da sık sık taraf değiştirmiş… Uzun Cenova hakimiyetinden sonra 1700 ortalarında Fransa’ya satılmış. Adanın ülkeye en büyük armağanı ise… Napolyonolmuş.
Ve ayrıca birkaç yüz isyanla uğraştırmış.
Korsika’daki örgütlerin başında Front de libération nationale corse (FLNC, Korsika Millî Kurtuluş Hareketi) geliyor. Son 50 yılda en az 3.324 eylem gerçekleştirmiş.
Bu eylemler arasında bombalama, eş zamanlı gece saldırıları, roket saldırısı, kundaklama, tehdit, rehin alma ve sınırlı sayıda suikastbulunuyor. Örgütün en yoğun dönemi 1976-1997 arası. 2000’lerden sonra eylemler seyrekleşiyor ama turizm, kamu binaları ve güvenlik güçlerihedef olmaya devam ediyor. En ağır eylem 98’deki vali Claude Érignac suikastı.
1970–2000 arası eylemler bağımsızlık, milliyetçilik ve Fransız devletiyle mücadele iken 2000 sonrası mafyalaşma, yerel davalar, kumarhaneler, emlak ve nüfuz alanları ekseninde.
2022’de vali Érignac’ın suikastçisi Ivan Colonna’nın hapishanede öldürülmesiyle büyük olay çıktı. Hükûmet gerilimi azaltmak için yeni statü sözü verdi. Meclis şimdi anayasal özerkliği tartışıyor.
Tartışmanın merkezi de teklifteki şu ifade: “Korsika, bir ada oluşu ve kendi tarihî, dilsel ve kültürel yapısı gereği özerk bir statüye sahip olacaktır.”
Karşı çıkanlar “Fransız devlet anlayışına göre tek millet vardır. Breton, Korsikalı, Bask, Alsaslı ya da Parisli ayrı siyasî topluluklar değildir. Hepsi eşittir. Bu yüzden Anayasa’ya özerk bir topluluk eklemek bu ilkeyi zedeler” diyor.
Benjamin Morel gibi anayasa hukukçularıysa “Haklar yalnızca bireylere aittir.” diyerek karşı çıkıyor.
Sosyalist senatör Mickaël Vallet, “Bugün yapılamayan hangi şey yarın özerklik sayesinde yapılabilecek mi? Korsika’ya yıllardır yeni yetkiler veriliyor. Kimse ‘Önceki reformlar işe yaradı mı?’ diye sormuyor”derken eski dışişleri bakanı Dominique de Villepin da fikrini “Korsika’nın tarihini, dilini ve kültürünü tanıyalım ama bunu Anayasa’ya koymak tehlikelidir. Cumhuriyet’in temel ilkesi tek millet ve eşit vatandaşlıktır. Korsika’nın konut krizi, lojistik, turizme bağımlılık, gibi sorunları var. Bunları kimlik temelli özerklikle değil, kamu politikalarıyla ve sorumluluk temelli özerklik çözmeli” şeklinde ifade ediyor.
Alışık olduğumuz şu argüman da duyuluyor. “Bugün Korsika. Yarın Bretonlar, Basklar, Alsaslılar Occitanlılar da aynı şeyi isterse ne olacak? Bu süreç federalizme gider.”
Destekleyenlerse “Fransa’da halihazırda Alsas’ın, Fransız Polinezyası’nın özel statü ve kuralları var. Yeni Kaledonya ve Martinique daha da ileri haklara sahip. Dolayısıyla Korsika’ya özel statü verilmesi Cumhuriyeti yıkmaz.” diyorlar.
Korsikalı milletvekili Laurent Marcangeli Korsika’nın dağlık bir ada oluşunun ve farklı ekonomik, coğrafi, kültürel ve lojistik dinamiklerinin altını çiziyor. Paris’te yapılan bazı yasaların bölgeye uymadığını belirtiyor. Ayrıca Korsikalıların yıllardır özerklik isteyen partilere oy verdiğini, demokratik talebin dikkate alınması gerektiğini söylüyor ve “Otonomi, bağımsızlık değildir.” diye ekliyor
Şu an ortada kesinleşmiş bir şey yok. Çünkü anayasa değişikliği için:
- Meclis kabul edecek. – Kabul edildi.
- Senato kabul edecek.
- Versailles’da toplanan kongrede milletvekilleri ve senatörlerin 3/5 çoğunluğu gerekecek.
Metnin bugünkü haliyle geçmesi garanti değil. Senato’da ciddi direnç görebilir. 2027 Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce kongreye ulaşması zor görünüyor