
Trường Chinh (1907–1988), Ağustos Devrimi (1945) sırasında Hindiçini Komünist Partisi’nin genel sekreteri ve devrimin önde gelen teorisyenlerindendi. Aşağıdaki metin, devrimin birinci yıldönümünde, 1946’da kaleme aldığı Ağustos Devrimi adlı eserin “Ağustos Devrimi’nin Niteliği ve Önemi” bölümünden alınmış ve İngilizceden çevrilmiştir.
Ağustos Devrimi bir ulusal kurtuluş devrimiydi. Amacı Vietnam halkını sömürge boyunduruğundan kurtarmak ve Vietnam’ı bağımsız bir devlet hâline getirmekti. Bununla birlikte Japon ve Fransız faşistlerine, onların işbirlikçisi feodal gericilere karşı mücadele ettiği ve dünya çapındaki büyük antifaşist mücadeleye küçük de olsa katkıda bulunduğu için demokratik devrim niteliği de taşıyordu. Ne var ki Vietnam’daki bütün feodal kalıntıları ortadan kaldırmamış, toprak ağalarının elindeki toprakları köylülere dağıtacak bir tarım reformunu gerçekleştirmemişti.
Mevcut tarihsel koşullar altında, sömürgelerdeki devrim ikili bir nitelik taşımalıdır: Birincisi, emperyalist egemenliği devirmeyi amaçlayan emperyalizm karşıtı bir devrim; ikincisi ise feodal toprak ağalarının arazilerini kamulaştırıp köylülere dağıtacak bir toprak devrimi olmalıdır. Ağustos Devrimi yalnızca emperyalist yönetimi ve onun feodal kuklalarını devirmeyi, ardından demokratik cumhuriyet rejimini kurmayı amaçladı. Fakat sanayi ve ticaretin gelişme koşullarını yaratmak için feodal toprak ağası sınıfının toprak mülkiyetini ve feodalizmin diğer kalıntılarını ortadan kaldırmadı.
Ağustos Devrimi sayesinde emperyalistlere ve hainlere ait toprakların bir bölümü kamulaştırıldı, toprak kiraları %25 oranında düşürüldü ve eski bileşik faizli borçların bir kısmı silindi. Bununla birlikte tarım alanında toprak ağalarıyla köylüler arasındaki ilişkiler genel olarak değişmedi. Bu nedenle Ağustos Devrimi’nin demokratik bir niteliği bulunmakla birlikte, bu niteliğin henüz yeterince belirgin olmadığını söyleyebiliriz.
Kimileri, Ağustos Devrimi imparatorluk hükûmetini mandarinlerden ve eşraftan oluşan idarî mekanizmasıyla birlikte ortadan kaldırdığı için devrimin açıkça feodalizm karşıtı bir nitelik taşıdığını ileri sürmektedir. Oysa imparatorluk hükûmetini kaldırmakla feodal rejimin yalnızca bir yönünü ortadan kaldırmış olduk. Rejimin tarım alanındaki toprak ağası-köylü ilişkilerine dayanan temeli hâlâ yaşadığı için feodal düzen de varlığını sürdürmektedir. Feodalizm karşıtı mücadeleyi ilerletmeli ve Ağustos Devrimi’nin kazanımlarıyla yetinmemeliyiz.
Ağustos Devrimi’nin Vietnam’da yeni demokrasi niteliği taşıyan demokratik bir cumhuriyet kurduğu açıktır. Halkın temsili, genel oy yoluyla yönetimin bütün kademelerinde yaygınlaştırılmış; kadınlarla erkeklerin tam eşitliği, geniş demokratik özgürlükler, kişi özgürlüğü ve büyük-küçük bütün milliyetlerin eşitliği ilan edilmiştir. Yasama ve yürütme yetkilerinin halka ait olmasını sağlayan halk meclisleri kurulmuştur. Bu, halka yalnızca hükûmete önerilerde bulunma ve onu eleştirme konusunda sınırlı haklar tanıyan burjuva parlamenter demokrasiden bütünüyle farklıdır. Ekonominin devlet sektörü biçimlenmekte, halkın yaşam koşulları iyileştirilmekte, işçi ve köylü kitlelerin yaşamına önem verilmekte, sekiz saatlik işgünü resmen tanınmakta ve proletarya fiilen iktidarı elinde tutmaktadır. Bütün bunlar Vietnam’daki rejimin eski tip burjuva demokratik rejimden, örneğin Fransız burjuva parlamenter rejiminden, farklı, yeni tipte bir demokratik cumhuriyet olduğunu açıkça göstermektedir.