Denizdeyim Sakin Güzel, Ellerim Kum, Gökyüzü Mavi

Karşı Müzik’in Yönelim’deki ikinci yazısında bu kez sizlere bir portre sunmak isterim. Bu yazımı 5 Kasım 2024 tarihinde aramızdan ayrılan İrfan Ağabey’e ayırmak istiyorum. Bir kısmınız tanıyordur, tanıyanlarla birlikte anmış, tanımayanlara da Peyk’in İrfan Alış’ını tanıştırmış olayım böylece. Her şeyden önce Babylon Studio Sessions’tan bir canlı performans videosu ile başlayalım İrfan Ağabey ve Peyk’ten bahsetmeye.

2015 yılından gelen bu kayıt aslında kendi başına çok şey anlatıyor. Öncelikle ortalama bir müzik dinleyicisi bile şarkının güzelliğinden, İrfan Ağabey’in kendine has etkileyici üslubundan, düzenleme ve performansın tam da olması gerektiği gibi oluşundan bahsedebilir; şayet dinleyen Türkçe biliyorsa ve 2010’lu yılları yaşamış, komşularımızın parçalanışlarına şahit olmuş, yaşama ihtimali için ölümü göze alarak Akdeniz’i aşmaya ve Avrupa’ya ulaşmaya çalışan insanları, sahile vuran cesetleri de hatırlıyorsa şarkının anlattıkları daha da derinden vurur insanı. İrfan Ağabey’in de şarkıyı bitirirken dediği gibi “keşke anlattıklarım yalan olsa, insanın insana yaptığına bak”. Şimdi burada bir es verip ikinci videomuza geçiyoruz.

Bu kez bu Cep Hikayeleri bölümünü izlerken hem ilk videodaki eserimiz Köleler ve Kilitler’in, hem İrfan Ağabey’in hem müzik “endüstrimizin” hikâyesini daha iyi anlayacaksınız. Belki de İrfan Alış’ın kim olduğunu ve aynı zamanda Peyk’in müziği ile duruşunu sadece bu iki videoyu izleyerek benim anlatacağımdan daha iyi hissedeceksiniz. Benim şansım ise yaklaşık on yıl evvel kendisiyle tanışmak ve ölümünden önceki yıllar içinde ara ara yollarımızın kesişmesi oldu, hatta İrfan Ağabey’in övgüsüne mahzar oldum ne mutlu ki. Son videoyla bu tanışmanın sebebine inelim birlikte.

2014-2015 sezonunda Levent Sevi, Yiğit Yemez ve Gün Erdoğdu ile birlikte ListeList için alternatif sahnemizden güzel performanslar kayıt altına aldığımız Pürtelaş 3+1 adlı bir program yapıyorduk. 40 bölüm 160 eserlik bu arşivin beni en heyecanlandıran çekimlerinden biri Peyk’i konuk ettiğimiz gündü. İrfan Ağabey, Serdal Ersoy ve Canay Cengen ile hem şahane bir çekim yapmış hem de çok keyifle sohbet etmiştik. Yıllar sonra ne zaman bu insanlarla karşılaşsak kaldığımız yerden devam ettik, o samimiyeti hissettirdiler sağ olsunlar. Karga’da bir masada, Antalya’da bir konserde, sosyal medyada bir paylaşımda. Ben İrfan Ağabey’in her yaptığını heyecanla izledim o da benim işlerimi hep destekledi. Yaşıyor olsaydı eminim ki burada yazdıklarımı da paylaşırdı kendine has üslubuyla.

İnandığı müziği yaptı; gerçekten bir derdi olan, bir şeyler anlatan eserler üretti; sorunlu gördüğü şeyleri değiştirmek için elini taşın altına koydu; dayanışmayı öğretti ve yaşattı; kimseye eyvallah etmedi, oyunu kurallarına göre oynamadı; kafası bulanıklara dert, aklı başındakilere örnek oldu. Sözün özü bu dünyadan bir İrfan Alış geçti, ülkemiz rock sahnesinin en iyi solistlerinden ve bestecilerindendi, ölümsüz eserler bıraktı. Çocuklarımla biz severek dinliyoruz, belki bu yazı aracılığıyla sizler de onu ve müziğini keşfeder veya tekrar dinlersiniz.

Emir Aksoy

Emir Aksoy

1988 Antalya doğumludur, 1999'dan bu yana kendi şarkılarını yapar, çalar, söyler. Pürtelaş 3+1 serisiyle başladığı alternatif Türk müzik sahnesini arşivleme hevesini uzun yıllardır beehy.pe'ın Türkiye büyükelçisi ve karsimuzik.com'un hem kurucusu hem tek yazarı olarak sürdürmektedir.

Kültür Sanata Yönelim kategorisinden son haberler

Atilla Özsever Röportajı II

Röportajın ilk bölümünü okumak için tıklayınız. TRT’den Hürriyet’e, Milliyet’ten Sabah’a uzanan gazetecilik hayatınızda “Emek ve İnsan” sayfası özel bir yere sahip. Ana akım medyada

Öykücülüğümüzün Kaynakları

Başlangıçta yazılı edebiyat öncesindeki masal ve söylence geleneğimizle söylencelere dayanan XIV. yüzyıl sonlarıyla XV. yüzyıl başlarında yazıya geçen Dede Korkut Öyküleri ilk basamağı oluşturur.

Dünya Çeviri Günümüz Kutlu Olsun

Biliyorsunuz, her yıl 30 Eylül, Dünya Çeviri Günü olarak kutlanıyor. Bu vesileyle çeviri dünyasının sorunları ve imkânlarını biraz irdelemek iyi olacaktır; çünkü çözmemiz gereken

Masal Nedir? Kimin İçindir?

Masal; umudun fısıltısının, iyiliğin zaferinin, kır manzaralarının, kahramanlık düşlerinin, ocak başında annenin müşfik sesinden dinlenen hikâyelerin hatırası mıdır? Yahut kusurlarıyla meziyetlerini bir arada taşıyan;

Yaver Zeytinoğlu Röportajı II

“Çalışmayan beyinlere hamallık yapmayın” 6. Altmış yılı aşkın süredir gençlik örgütlerinde görev aldınız, dünyanın birçok ülkesinde gençlerle bir araya geldiniz. Bugünün gençlerine baktığınızda onları
GitEn Üst