Fransız Basınında 9 Eylül

L’Ouest-Éclair, 5 Eylül. 1922, s. 1/8:

ATİNA, 4 Eylül — Yunan gazeteleri Uşak’ın Kemalist birlikler tarafından ele geçirildiğini ve Bursa’nın da kısa sürede düşebileceğini bildiriyor.

İSTANBUL, 4 Eylül — TÜRKLER ZAFERLERİNİ GURURLA KUTLUYOR

İstanbul sakin. Türk halkı şehri bayraklarla donattı. Bakanlar Kurulu toplandı ve gelişmeleri görüştü. Sadrazam, durumu Sultan’a arz etmek üzere saraya gitti.

Paris, 4 Eylül — Kral Konstantin-Nikeforos hükûmeti artık işgali sürdüremeyeceğini anlamıştır. Tam bir tahliye kabullenilmiştir…

(Askerî başarıları nedeniyle Prens’e Nikeforos (Zafer Getiren) ismi verilmişti. Anadolu’daki gelişmeleri düşününce bir unvan ancak bu kadar cuk oturabilirdi.)

Le Petit Parisien, 9 Eylül 1922, manşet :

Türk süvarileri 30 km uzakta takviye birliklerini bekliyor.

Birkaç hafta önce İyonya’nın özerkliğini ilan eden Yunan Yüksek Komiseri Sterghiades Lemnos zırhlısına sığınmıştır.  Binlerce Yunan vatandaşını geri çekilmekte olan bir ordunun koruması altında bırakmak makamının aczini ortaya koymaktadır. Bu, Müttefiklere İzmir’i işgal etmeleri yönünde bir göz kırpma olarak da yorumlanabilir. Fransa, Büyük Britanya ve İtalya temsilcileri asayiş görevinin kendilerinde olmadığı kanaatindeler ve yalnızca vatandaşlarının güvenliğinin ve çıkarlarının korunmasını teminiyle yetinmekteler.

Ateşkes için, Türk çevrelerinin Yunan ordularından Trakya’yı da boşaltmasını isteyeceği bildirilmektedir.

Yunanistan’da siyasî durum karışıktır. Gounaris kabinesinin istifasının ardından Calogeropoulos, hükûmeti kurmayı kabul etmiştir. Kendisinin sonuçsuz bir arabuluculuk girişimi olan Londra Konferansı’nda ülkesini temsil ettiği hatırlanacaktır. O sırada Ankara hükûmetini Bekir Sami Bey, İstanbul hükûmetini ise Mareşal İzzet Paşa temsil ediyordu.

Le Petit Parisien, 11 Eylül 1922, s. 3/6 :

Adana, 10 Eylül – 9 Eylül sabahı İzmir’in çeperine ulaşan Türk birlikleri, 2 saat boyunca takviye kuvvetlerini bekledi. Bu sırada Türk uçakları şehre bildiriler atıyordu :

“Türk ordusu yakında şehri kurtarmaya gelecektir. İzmir halkına sükûneti koruması ve Türk davasının etrafında birleşmesi tavsiye olunur.”

Öğleden sonra Albay Mehmed Zeki Bey’in komuta ettiği 2. Süvari Tümeni, halkın alkışları arasında İzmir’e girdi.

Albay, şehirdeki Müttefik makamlarıyla hemen temasa geçti ve kimse için bir tehlike bulunmadığını bildirdi. Bütün binalar, hastaneler ve konsolosluklar Fransız ve İtalyan askerleri tarafından korunuyordu.

2. Süvari Tümeni’nin ardından 5. Tümen akşam saatlerinde şehre girdi. Yunan ordusu esir alındı. Kurtulabilen subaylar sabahtan gemilere binmişti.  

Mustafa Kemal Paşa’nın, General İsmet Paşa eşliğinde İzmir’e hareket ettiği bildiriliyor. Mustafa Kemal için muzafferâne bir karşılama hazırlanmaktadır.

Londra, 10 Eylül. MUSTAFA KEMAL PAŞA’DAN MADAM TRİKUPİS’E BİR TELGRAF. 

2 Eylül’de Türklerce esir alınan eski Yunan Başkomutanı’nın eşi Madam Trikupis, Mustafa Kemal Paşa’dan bir telgraf almıştır. Paşa telgrafta, kocasının ve onunla birlikte esir alınan subayların kendi misafirleri gibi muamele gördüklerini ve sağlıklarının iyi olduğunu bildirmiştir.

Londra, 10 Eylül — GEREKSİZ KATLİAMLAR

Times İstanbul muhabirine göre, geri çekilen Yunan birliklerinin çok sayıda Türk’ü katlettiği ve köyleri ateşe verdiği bildiriliyor. Özellikle Aydın’ın alevler içinde olduğu belirtiliyor.

Londra, 10 Eylül — ATİNA’DAKİ DURUM

Calogeropoulos yeni hükûmeti kurmaktan vazgeçti. Kral Konstantin, eski İstanbul Yüksek Komiseri Triantaphillakos’u çağırdı. Ancak Atina çevrelerinde sadece General Metaksas veya General Dousmanis başkanlığında askerî bir hükûmetin halkın güvenini kazanabileceği düşünülüyor.

Times muhabirine göre Atina’da sert asayiş tedbirleri alınarak bütün toplantı ve gösteriler yasaklanmış.

Savaş Bakanı Theotokis ile Genelkurmay Başkanı General Dousmanis, bir gün önce İzmir’den döndüklerinde tahliyenin tamamlandığını açıklamışlardı. Menderes Vadisi’nde ordunun bir bölümü Erythrée (Çeşme) yarımadasına çekilmiş ve oradan gemilere bindirilmişlerdi…

Le Petit Parisien, 17 eylül. 1922, s. 3/6

Londra, 16 Eylül — İZMİR YANGINININ SORUMLULUĞU

İngiliz basını Türklerin işlediği ileri sürülen suçlara karşı öfke yaratmaya çalışırken, Britanya hükûmeti son derece ihtiyatlı davranmaktadır.

Bununla birlikte Türklere ağır suçlamalar yönelten Yunan iddialarının ciddi abartı içerdiği düşünülmektedir.

Türklerin İzmir’i kasten ateşe vermeleri için hiçbir neden olmadığı belirtilmektedir. Kemalistlerin daha yeni ele geçirdikleri bölgenin en önemli limanı şehrini yok etmek istemelerinin son derece düşük bir ihtimal olduğu görüşü dile getirilmektedir. 

Bununla birlikte Yunan birlikleri, mühimmatların düşmanın eline geçmesini önlemek amacıyla imhaları sırasında yangını başlatmış olabilirler. Çokça binanın ahşap oluşuyla yangın hızla yayılmış ve bütün şehri yok etme tehlikesi doğmuştur.

Bugün Londra’ya ulaşan mesajlarca yangın Ermeni ve Avrupa mahallesinin büyük bölümünü yok etmiş ve Belçika, İspanya ve Norveç konsoloslukları dışında bütün Avrupa konsoloslukları tahrip olmuştur. Yaklaşık 100 bin kişinin evsiz kaldığı tahmin edilmektedir. 

Henüz yangına yakalanmamış şehir merkezini kurtarma ümidinin tamamen terk edildiği de eklenmektedir.

Londra, 16 Eylül — YUNAN ZIRHLISI “KİLKİS” ŞEHRİ BOMBALIYOR

Yunan zırhlısı Kilkis, İzmir’in Türk mahallesini bombalamıştır. Atina’da Protevoussa gazetesi tarafından yayımlanan haberin doğrulandığı belirtiliyor.

Le Petit Parisien, 28 eylül. 1922, s. 3/6

İzmir, 20 Eylül — İZMİR HARABELERİNDE BİR GÜN

Ufku hâlâ yoğun dumanlar kaplıyor. Limanda Edgar-Quinet, Jean-Bart ve Tourville gemileri demirlemiş. Bir rahibe bize bir memurun bahçesinde bir akrabasının cesedini bulduğunu anlattı. Genç kadın göğüslerinden bir ağaca asılmış ve göğüsleri korkunç biçimde kerpetenle işkence edilmişti.

Bu tür anlatılar tahayyül sınırlarını aşıyor ve bütün vahşet eylemlerinin Türklerin gerçekleştirdiği söylentilerinin yanlışlığını gösteriyor.

Türk işgalinin ilk iki günü sakin geçti. Yangın 13 Eylül Çarşamba günü Ermeni mahallesinde, kilise civarında ortaya çıktı. Çeşitli yerlerde el bombaları patladı ve askerlere ateş edildi. 

Misillemelerle kargaşa patlak verdi. Yangın, çarşıdan Pointe mahallesine (Kordon) kadar uzandı. Ermeni mahallesinde (bugünkü Kültürpark) sadece Protestan mabedi, Saint-Jean Kilisesi, Fransız Hastanesi’nin bir bölümü (Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi), Alliance Israélite okulu, Crédit Lyonnais binası ve Lazarist Manastırı sağlam kaldı.

Paniğe kapılan halkın limana kaçışıyla dehşetli sahneler yaşandı. Alevli enkaz parçalarının altında Türk, Kürt, Ermeni, Rum, her türden haydut, tarif edilemez yağma ve cinayetlere girişiyordu. Yüzlerce talihsiz insan denize atıldı.

Şahin Başol

Şahin Başol

Mustafa Şahin Başol, mühendislikten dil ve bölge çalışmalarına farklı alanlarda eğitim aldı. Fransa başta olmak üzere siyaset, tarih, toplum ve kültür üzerine yazmaktadır.

Tarihe Yönelim kategorisinden son haberler

Kaddafi’nin Yarım Kalan Rüyası

Muammer Kaddafi öldürüldüğünde yalnızca bir lider devrilmedi; Afrika’nın dünya siyasetinde bağımsız bir güç haline gelmesini hedefleyen iddialı bir siyasi proje de ağır bir darbe

Okmeydanı

Fatih Sultan Mehmed’in “Üzerinden kuş dahi uçurulmaya!” diye vakfettiği Türklerin tam manası ile meydan olarak anladıkları cinsten bir yapılanmaya örnek yegâne meydanı Ok Meydanı’dır.

Bir Aşı Komandosu: Thomas Sankara

Afrika… Teknoloji ve medeniyet denince unuttuğumuz kocaman bir kıta. Hâlbuki insanlık tarihi Afrika’da başlamış. Toplumsal sorunlara çözüm ararken ise Afrika pek aklımıza gelmez. Oysa

Boran Yoldaşın Anısına…

Yönelim olarak Behice Boran’ı ölümünün 39. yıl dönümünde anarken, TÜSTAV bünyesindeki Behice Boran Arşiv Fonu’ndan seçtiğimiz belgeleri okurlarımızla buluşturuyoruz. Dönemin basınından gazete kupürleri ile
GitEn Üst

Don't Miss