Lulu, haftalar sonra ilk defa şirkete uğradı. Yönetici kademesi, Küresel Dünya’da işyerlerine sıklıkla uğramazdı; kontrolü eline alıp hayat akışındaki diğer işlere odaklanırdı. Aysonu geldiğinde de yüklü maaşını alır; bu paraları harcayacak ya yer arardı ya da aktivite… Lulu’nun o gün şirkete gitme sebebiyse başkaydı: Büyük patron Bay Eke gelmişti!
Bay Eke, olağanüstü bir gündemle yurtdışı seyahatine çıkmıştı. Yapıştırılmış Hür Devletler istihbaratı, Batı Ekonomi Topluluğu’yla ortaklaşa yürüttüğü operasyonda Marksistan merkezli son derece örgütlü bir karşı saldırı duyumu almıştı. Bu karşı saldırı, Marksistan devleti ve onun uyduları Çakılavakya, Trasa, Dandanistan, Fista, Şuroskavya ve Batemi ülkelerince planlanıyordu. O devletlere bağlı ajanlarca hem Yapıştırılmış Hür Devletler’de hem de Batı Ekonomi Topluluğu’nda hem de onların yörüngesinde hareket eden ülkelerde kritik operasyonlar yürütülüyordu.
Özellikle Yapıştırılmış Hür Devletler’in yanıbaşındaki Fista, bu türden ajanların adeta kaynadığı bir yerdi. Sırf bu sebeple değil; bir yandan da gerilla ve sevdirme yoluyla Marksizmi yaydığı için Yapıştırılmış Hür Devletlerin başı çektiği bir blok tarafından tarihin gördüğü en ağır ekonomik ambargolarla kuşatılmıştı.
Yalnız son haftalarda, Yapıştırılmış Hür Devletler sınırları içerisinde yakalanan on sekiz ajanın tamamının Fista’da eğitilmesi dolayısıyla iki ülke savaşın eşiğine gelmişti. Hatta Yapıştırılmış Hür Devletler, bir daha ülkesinde Fista menşeli bir ajan yakalarsa Fista’nın başkenti İbana’yı bombalayıp yerle bir etme tehdidini savurmuştu. Bu tehdide karşılık Fista, ambargoyu kaldırmalarını yoksa yaptıklarından geri adım atmayacaklarını duyurmuştu.
Şurası kesindi; dünya yeniden evrensel bir savaşa on yıllardır olmadığı kadar yakındı. Hipersonik füzeler, ultraetkin atom silahları ve yok edici plüton bombalarının gölgesinde bir savaş daha ama bu savaş önceki dünya savaşlarının aksine ortada bir kazanan bırakmayabilirdi.
Savaş seçeneğine geçmeden düşmanı ekonomik ve istihbaratî yollarla felç etmekse en akıllıca yöntemdi. Bu yöntem de Yapıştırılmış Hür Devletler’i, yüzyıllardır dünya arenasında galip yapan olguydu. Yalnız özel sektöre sağlanan ayrıcalıklarla devlet o denli gevşemiş, özel girişimlerse o kadar kuvvetlenmişti ki Yapıştırılmış Hür Devletler’in sade kamusal bütünlükle Marksistan’ın karşısında durması olasılık dışıydı. Denkleme, güçlendirdiği devasa şirketleri sokarak devletsel manadaki güçsüzlüğünü telafi edecekti.
Bunları Bay Eke’nin bozuk Sultça[1]sından bunları duyduğunda Lulu telaşlandı. Denebilirdi ki o güne kadar hayatında hiç bu denli telaşlanmamıştı. Şirketler, özellikle de robot üretim tesisleri Batı blokuna, Maksistan’la mücadelede yardım edecekti. Hizmetçi robot üretmeyi sürdüreceklerdi fakat bu hizmetçi robotlar ajan yazılımıyla üretilecek; gerektiğinde Batı askeri olarak görev yaptıkları evlerde birer infazcıya dönüşeceklerdi. Muhalifler nitelendirmesiyle kastedilen kitle çoğunlukla uydu ülkelerde tehlike arz ediyorlardı. Çünkü bu ülkelerde iktidarın değişmesi demek o ülkenin yönünün de tamamen dönüşmesi demekti. Turye yani Lulu’nun ülkesi de bu kritik konumdaki ülkelerdendi.
Lulu, zihni dolu bir şekilde evine döndü. Evde düzen yeniden eskiye dönmüştü. Zala’nın Hiper Plaza’ya baskınından hiç de beklediği gibi bir sonuç çıkmamıştı. Zaten Maci aptal kategorisinde değerlendirilebilecek bir herifti. Ondan böyle çetrefilli bir maceraya yelken açmasını beklemek safdillikti.
Maci de evdeydi. Yeni aldığı 8D oyun konsoluyla çevrimiçi bir oyun turnuvasındaydı. Onun evde bulunmasına sevindi. Başka yerlerde sürtmemesi adına Lulu kesenin ağzını açmıştı ya helal olsundu. Yeter ki Maci evde bulamadığı mutluluğu dışarıda aramasın; ona bağlı bir şekilde yaşamını sürdürsündü.
Zala’daki tuhaflıklar da gitmişti. Lulu gerçekten bir rüyanın içindeydi. O sabahki toplantıda duydukları dışında herşey kaliteli bir İsviçre saatiymişçesine işliyordu. Sevinmesi gerektiğini düşündü; düşündü düşünmesine de içinde “herşey bu kadar rast gitmemeli” diyen bir ses yankılanıyordu. O sese kulaklarını tıkadı ve karşılıklı mutlu bir kapsülsüz akşam yemeği yediler.
Lulu yarın ve sonraki gün erkenden kalkıp şirkete gidecekti. Çünkü Bay Eke üç günlüğüne kentindeydi. Yarın Yapıştırılmış Hür Devletler istihbaratınca şirketlerine verilen direktifleri inceleyecekler, ertesi gün de kendi eylem planları üzerine çalışacaklardı. Bu yüzden erkenden yatması lazımdı. Maci’yse o akşam da dışarı çıkmak istemedi. Şaşırdı ama ne yalan söylesin sevindi. Evine bağlı bir partnere sahip olduğu için memnundu.
***
Zala aslında Lulu’yu affetmemişti. O hâlâ ezilmişliğini sindireniyordu. Fırsatını kolluyordu; bu öyle bir fırsat olmalıydı ki o anda herşey olup bitmeliydi. Geriye herhangibir keşke kalmamalı, hesap namına görülecek ne varsa görülmeliydi.
Yaptığı eski plansa böyle bir plan değildi; evet Lulu’yu acıtacak, onu küçük düşürecek cinstendi ama ne Zala’yı yaşadığı kölelikten kurtarabilecekti ne de Lulu’ya okkalı bir ders verebilecekti. Son derece çapraşık ilişkilerle örülü bir evde yaşadığı müddetçe de emindi ki Zala’nın önüne daha çok fırsat geçecekti. Ve sonunda elbet birini değerlendirecekti.
Şimdi Zala bilgi ediniyordu; emeğe, alınterine dair… He çalışan hak ettiği karşılığı alabilmeliydi.
Okuma ve başvuru kaynağı tavsiyelerini Futo’dan almıştı… Futo! Evet, şu Futo yaman birisiydi… Bilgili, ilgili, çekici, etkileyici… Robotları bile kendine çekiveren bir sıcaklığı vardı. Ayrıca o güne kadar kendisine en iyi davranan insan da o olmuştu. Ah, bir fırsat, bir fırsat! O fırsat hemen karşısına çıksaydı da şu Lulu’yu eşekten düşmüşe çevirseydi!
***
Maci cephesindeyse değişen pek bir şey yoktu. Aynı zihin bulanıklığı altında yolunu bulmaya çabalıyordu. Bir yandan Lulu, öte yandan Futo…
Futo da matah biri sayılmazdı çünkü ajandı. Ona ajan olarak yaklaşmış, Lulu’dan hayatî bazı bilgiler elde edebilmek için gönlünü hoş etmişti. Aşkı da ilgisi de karşılık bekleyerekti…
Karşılık bekleyerek girilen ilişkiyi Maci çok iyi bilirdi; bu yüzden Futo’ya fazla yüz vermemeye karar vermişti. Üstelik kendisinin yönelimine, nasıl bir ilişki arzuladığına da tam anlamıyla karar verememişti. Ha, Futo’ya küsmeyecekti, onu bırakmayacaktı ama onun için de Lulu’yla arasını bozmayacaktı. Hazır para yemenin keyfine varmıştı bir kere…
***
Sonraki günün akşamüzeri Lulu eve döndüğünde dehşet verici bir haber aldı! Bay Eke öldürülmüştü! Çığlığı evi zangır zangır titretti. Maci ve Zala şaşkınlıkla başında bittiler. Biten bir de Lulu’nun birkaç günlük mutluluk saltanatıydı…
[1] Yapıştırılmış Hür Devletler’in anadili ve Küresel Dünya’da en çok konuşulan dil.