Sahel’i “Eski koloniler Fransa’yı tokatlıyor” haberleri ile duyarız. Ama her şeyi biliyor gibi davranmadan önce Sahel ne, neresi, onu bir konuşalım.
Sahel, bildiğiniz “sahil” demek, Senegal ve Nijer Nehirlerinin arasındaki bölgenin adı. Sonradan Moritanya–Çad hattının adı oluyor (yani Büyük Sahel, “Daha Büyük Sahel” isterseniz de Senegal–Eritre hattı). Sahra çölünün ‘sahili’ kısacası. Bölgenin G5’i Moritanya, Nijer, Burkina Faso, Mali ve Çad.
1895 itibarıyla ilk dördü Fransız Batı Afrikası’nın, Çad ise Fransız Ekvator Afrikası’nın parçasıydı. Bugünkü sınırları, yönetim dilleri, bürokrasileri ve askerî düzenleri Fransa tarafından şekillendi.

Beşi de 1960’ta bağımsız oldu. Ama üsler, anlaşmalar, şirketler, okullar ve para düzeni aynı kaldı. “Françafrique” denilen de buydu: Paris “dostlarını” destekler; karşılığında da sadakat, şirketlere izin ve krizlere müdahale imkanı kazanırdı.
Mali, Burkina Faso ve Nijer‘in para birimi Batı Afrika CFA frangı. Çad ise Orta Afrika CFA frangını kullanıyor. Moritanya 1973’te sistemden çıkıp uguiya’ya geçmişti.
Sıkça duyulan “Batı Afrika ülkelerinin rezervlerinin yarısını Fransız Hazinesi’nde tutma zorunluluğu” 2019 reformuyla kaldırıldı. Fransa, Batı Afrika Merkez Bankası temsilcisini çekti.
Fakat CFA hâlâ euro’ya sabit (1 € = 655 CFA) ve dönüştürülebilirliğini Fransız Hazinesi garanti ediyor.
Askerî ilişkinin sonbaharı ise 2013’te başladı. Cihatçı gruplar Mali’nin kuzeyini ele geçirince Fransa, Serval Operasyonu’nu başlattı; Timbuktu ve Gao’ya girdi. François Hollande, Bamako’da “neredeyse” kurtarıcı gibi karşılandı.
Serval sözde kısa sürecekti. 2014’te yerini Moritanya’dan Çad’a uzanan Barkhane Operasyonu’na bıraktı. On yılın sonunda aynı tas aynı hamam… Üstelik çatışma Mali’den Burkina Faso ve Nijer’e yayılmıştı.
“10 yıl oldu, neden hiçbir şey düzelmiyor?” sorusuna askerler “Onlar o işi beceremiyorlar” dediler ve Mali 2020-2021’de, Burkina Faso 2022’de 2 kez, Nijer ise 2023’te darbe gördü. Yeni yönetimler güvenlik başarısızlığını devrilen hükûmetlerden, Fransa’dan ve darbelere yaptırım uygulayan ECOWAS’tan bildi.
ECOWAS (ya da CEDEAO), 1975’te kurulan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu. Başlangıçta ticaret, serbest dolaşım ve ekonomik entegrasyon hedefliyordu. Zamanla iç savaşlara müdahale eden, darbelere karşı anayasal düzeni savunan siyasî bir örgüte dönüştü.
Mali, Burkina Faso ve özellikle Nijer’e uyguladığı yaptırımlar, sınır kapatmaları ve askerî müdahale tartışmaları, kendilerine yöneltilen “Batı memuru” suçlamasını besledi.
Bu üç ülke (Mali, Burkina Faso, Nijer) Ocak 2024’te topluluktan ayrılacağını açıkladı. Üyelikleri 29 Ocak 2025’te sona erdi. ECOWAS, bu ülkelerin pasaportlarını, vizesiz dolaşımını ve bölgesel ticaret kolaylıklarını şimdilik tanıyor.
Yerineyse Eylül 2023’te Sahel Devletleri İttifakı (AES) kurulmuştu. Bu başta bir savunma paktıydı. Temmuz 2024’te konfederasyona dönüştü. Bugün ortak dış politika, ordu, yatırım bankası, enerji ve ulaşım projeleri hedefleniyor.
2025’te ithal mallara %0,5 ortak vergi konuldu, AES pasaportu çıkarıldı. Temmuz 2026’da birleşik gücün hukukî statüsü kabul edildi. Etkileyici adımlar…
Mali, kopuşun öncüsü oldu. Barkhane birlikleri 2022’de çekildi, Fransız büyükelçisinin gönderilmesi üstüne kalkınma yardımları durduruldu. Orduda Rus Wagner birlikleri ve Afrika Kolordusu öne çıktı.
Burkina Faso’da İbrahim Traoré yönetimi, Fransa karşıtlığını daha keskin bir egemenlik söylemine çevirdi. Fransız askerleri ülkeden 2023’te ayrıldı. TV5Monde Mayıs 2026’da yasaklandı. 26 Haziran’da diplomatik ilişkiler kesildi.
Nijer’den Fransız askerler ve büyükelçi çıkarıldı. Yardımlar durduruldu. Mayıs 2026’da RFI, France 24, AFP, TV5Monde, Jeune Afrique ve Mediapart’ın da bulunduğu 9 Fransız medya kuruluşu yasaklandı.
Uranyumda bütünüyle dışa bağımlı Fransa son 10 yılda ithalatının yaklaşık %20’sini Nijer’den sağlamıştı. Nijer ise 2025’te Fransız Orano şirketinin çoğunluk hissesine sahip olduğu SOMAÏR’i millîleştirdi.
Toplam nüfusu yaklaşık 75 milyon olan 3 çekirdek ülkenin toplam ekonomisi 2024’te 70 milyar dolar civarındaydı. ECOWAS’ın kalan 12 üyesi ise yaklaşık 376 milyon nüfusa ve 531 milyar dolarlık ekonomiye sahip. AES’in hiçbir üyesinin denize kıyısı yok. İthalat, ihracat ve Nijer petrolü ticareti için Benin, Togo, Senegal ve Fildişi Sahili limanlarına ihtiyaçları var. Bu kapılardan biri açılırsa işler değişir.
Sahel’in diğer kanatlarıysa başka bir yol izliyor. Moritanya, CFA’dan yarım asır önce ayrılmıştı. Fransa’yla kavga etmek yerine Çin, Körfez ülkeleri ve Avrupa arasında ortaklarını çeşitlendirdi. Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Gazvanî’nin Nisan 2026’da Paris ziyaretinde çeşitli anlaşmalar imzalandı. Doğal gaz, liman ve enerji yatırımları konuşuluyor.
Çad ise kararsız. 2024’te Fransa’yla savunma anlaşmasını sonlandırdı. Askerler Ocak 2025’te ayrıldı. Fakat bir yıl sonra Mahamat Debi ve Emmanuel Macron “yenilenmiş ortaklık” üstüne konuştular. Rusya’ya askerî olarak tamamen sırt dayanamayacağı fark edildi.
Fransa ise yüzünü Benin, Togo ve Fildişi Sahili’ne çeviriyor. Bunun görünür gerekçesi “silahlı grupların güneye ilerlemesi”. Ekonomik gerekçesi ise Kotonu, Lome ve Abican limanlarıyla büyüyen kıyı pazarları.
Paris artık Sahel’i aynı şemsiye altında tutamıyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer, AES çekirdeğinde kenetleniyor. Moritanya ve Çad bağları koparmadan masaya oturuyor. Fransa ise içeride kaybettiği nüfuzu üslerden çok eğitim, istihbarat, ticaret ve liman koridorları üzerinden kıyıda arıyor.