“İşim görülsün de gerisi umrumda değil!”ciler yüzünden dünyada görecek iyi işler tükendi… “Aman, ağzımızın tadı bozulmasın! Susalım!…” diyenler nice ağzın kapanmasına yol açtılar… “Bana
Birkaç ay önce kurukahvecinin birinden taze çekilmiş kahve alayım, diyerek yola koyuldum. Yol, dediysem, dükkânı gördüm de birkaç metreyi hızla adımladım. 250 gr kahve
Fransa sömürge güçleri adına çalışan bir jandarmanın oğlu olan Thomas Sankara, 1949’da ülkenin en büyük etnik grubu Mossilerin yoğunluklu yaşadığı Yako’da dünyaya gelir. Doğduğu
Sahraaltı Afrika’da bağımsızlık çoğunlukla bir takvim üzerinden anlatılır: 1957’de Gana ile açılan, 1960’ta on yedi ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği “Afrika Yılı”nda doruğa ulaşan, ardından
Afrika… Teknoloji ve medeniyet denince unuttuğumuz kocaman bir kıta. Hâlbuki insanlık tarihi Afrika’da başlamış. Toplumsal sorunlara çözüm ararken ise Afrika pek aklımıza gelmez. Oysa
Sahel’i “Eski koloniler Fransa’yı tokatlıyor” haberleri ile duyarız. Ama her şeyi biliyor gibi davranmadan önce Sahel ne, neresi, onu bir konuşalım. Sahel, bildiğiniz “sahil”
Dışarıdan bakınca her şey kusursuz bir vitrin gibi görünüyor. Kırmızı halılar, alkışlar arasında giyilen bembeyaz şef ceketleri, cımbızla tabağa yerleştirilen mikro filizler ve kapıya
Afrika toprakları, asırlar boyunca Batı imparatorluklarının ham madde deposu, insan kaynağı yağması ve jeopolitik oyun sahası olarak görüldü. Fakat bu kadim coğrafyanın trajedisi kadar
Fransa, 1968’den beri gördüğü en büyük gençlik ayaklanmasına tanık oluyor. Öğrencilerin başını çektiği yarım milyon insan, son 50 yılda halka dayatılan kemer sıkmanın eğitim
1923’te Cumhuriyet’in ilanından itibaren günümüze, yeni modern Türk devletinde geçmiş 6 asırlık tüm birikimi sildirmeyip kültürel sosyal ve manevi yönü ile yeni sistemde de