Thomas Sankara

Fransa sömürge güçleri adına çalışan bir jandarmanın oğlu olan Thomas Sankara, 1949’da ülkenin en büyük etnik grubu Mossilerin yoğunluklu yaşadığı Yako’da dünyaya gelir.

Doğduğu tarihlerde Burkina Faso, Yukarı Volta adını taşıyan bir Fransız sömürgesiydi. İsmini Portekizli altın arayıcıların koyduğu Volta Nehri’nden alan ülke (Portekizcede bükülme, dönme anlamına gelir), Fransa için yalnızca anakaraya hammadde ve köle sağlayan bir koloniden ibaretti. Thomas’ın babası sömürgecilerin dinini, Katolikliği kabul etmişti ve bununla da yetinmeyip oğlunun da bir rahip olmasını arzulamaktaydı. Fakat Sankara subay olmak istedi.

1970’de yine eski bir Fransız sömürgesi olan Madagaskar’a askerî eğitime gönderilir. Burada Fransız yanlısı hükûmeti devirip yerine bir halk cumhuriyetinin kurulmasına yol açan öğrenci ve işçi ayaklanmalarına şahitlik eder. Sol fikirlerle ilk defa Madagaskar’da tanışır, kendini bu fikirlere yakın görür. Ardından Fransa’da katıldığı paraşüt eğitimi sırasında sol terminolojiyi daha derinlemesine ve yakından inceleme imkanı bulur. Önce enternasyonal komünist ideologlar Marks’ı ve Engels’i okur. Ardından Afrika’nın Marksist liderleri Patrice Lumumba’nın, Amilcar Cabral’ın, Samore Machel’in tesirinde kalır.

Eğitim için yurtdışına çıkmadan evvel ülkesinin Yukarı Volta adıyla bağımsızlık kazanmasına önderlik eden Fransa’nın desteklediği Yaméogo, genel bir grev neticesinde devrilmiştir. Onun yerine yine bir sömürge destekçisi ama isyancı dostu görünen Sangoulé Lamizana geçmiştir. Sankara ülkesine döndüğünde başta Lamizana vardır fakat kargaşa ve memnuniyetsizlik sürmektedir. Yukarı Volta ordusuna katılan Thomas Sankara, Mali’yle aralarında sınır anlaşmazlığından çıkan savaşta kahraman olarak öne çıkar. (Başkanlık yıllarında tanınmasını sağlayan bu savaşı haksız ve manasız olarak nitelendirecektir.)

Lamizana devrinde de öğrenciler ve işçiler hoşnutsuzdur. Ara ara askerî darbe teşebbüslerinde bulunulsa da Lamizana, Fransa’nın teveccühüyle koltuğunda oturmaya devam eder. Nihayet sorunlar Fransa’nın da kontrol edebileceği düzeyi geçer ve Zaye Zerbo’nun 1980’deki askerî darbesiyle Lamizana devrilir. Sankara yeni kurulan askerî konseyde, halk nezdindeki itibarı ve parlak meslekî kariyeri dolayısıyla üst düzey görevler üstlenir. Fakat dürüstlüğü ve fikirlerinin sağlamlığı bu ideolojik açıdan olgunlaşmamış askerlerle anlaşmasına mani olur. Hatta birkaç kez tutuklanır.

1982’de bir hekim olan Jean-Baptiste Ouedraoga önderliğinde kurulan hükûmette başbakan olur. 1983’te yakın asker arkadaşı Blaise Compaoré’nin kansız askerî darbesiyle bütün dizginleri eline alır ve devlet başkanlığı koltuğuna oturur.

Daha başbakanken anti-emperyalist ve Marksist fikirleri nedeniyle Bağlantısızlar Hareketi içerisindeki Fidel Castro, Samore Machel, Maurice Bishop gibi liderlerle yakın ilişki kurmuş ve onlardan etkilenmiştir. İktidarının ilk yıllarından itibaren ülkesinde Küba’daki halk örgütlenmesine benzer bir örgütlenme meydana getirir.

Yönetimde hakimiyet kurar kurmaz devasa bir enkazdan ibaret ülkesinde halkçı ve demokratik olarak nitelendirdiği devrime başlar. Okuma-yazma seferberliğiyle işe atılır. %10 dolaylarındaki okuryazarlık oranını %80’lere dek yükseltir. Ülkesinin sömürgeciliğin acı günlerinden miras adını, yerli dilinde “Onurlu İnsanların Ülkesi” manasını taşıyan Burkina Faso ile değiştirir. Avrupa’nın sömürücü devletlerinin bayraklarını andıran ülke bayrağını da yerli bir Marksist ülke bayrağı şeklinde tanımlanabilecek şimdiki bayrakla değiştirir.

Sankara genç yaşına rağmen kendini iyi yetiştirmiş, kararlı ve sanatsever biriydi. Müziğe meraklıydı, gitar çalıyordu. Edebiyatla da ilgiliydi. Burkina Faso’nun millî marşının sözlerini bizzat yazmıştır.

İktidara geldiğinde görmüştür ki ülkesinde kadın hakları denilen mefhum yoktur. Burkina Fasolu kadınlara bir dizi haklar tanır. Kadın sünneti benzeri geleneksel birtakım zırvalıkları kaldırır ve kadınların istihdama katılmasını sağlar. Yolsuzlukla ve israfla ciddi bir mücadeleye girişir. Ülkesinin en büyük askerî tedarik deposunu Burkina Faso’nun ilk süpermarketi olarak halkının hizmetine sunar. Lüks markalı makam araçlarını satarak mütevazı bir aracı makam otomobili olarak kullanır. Yurtdışı seyahatlerine bile özel uçakla gitmeyi israftan sayar ve komşu devletlerin uçaklarıyla yurtdışı toplantılarına katılmayı tercih eder. Kendinden önceki bütün liderleri sorgulatır ve vatan-millet düşmanlığından tutuklatır.

İktidarı ele aldığında ülkesindeki en büyük sorunlardan biri de bebek ölümleriydi. Yoğun bir aşı kampanyası ile ücretsiz ve zorunlu hâle getirdiği sağlık hizmetleriyle bu sorunun önüne geçer.

Sankara aynı zamanda ilk büyük çevreci kampanyayı başlatan dünya lideri olarak da tarihe geçer. Çölleşmeyle mücadele kapsamında ülkesine milyonlarca ağaç dikilmesine öncüllük eder. Çevre koruma bilincinin aşılanmasına önayak olur.

Ülkesinde üretilen tekstil ürünlerinin kullanılmasını teşvik ederek yerli üretimi destekler. Ülkesindeki yabancı askerî birliklerin varlığına son verir. Seneler boyunca ülkesinin adeta etini sıyıran Fransa ve diğer sömürgeci Avrupa ülkeleriyle arasını açıp anti-emperyalist blokla yakınlaşır. İçeride halkçı, dışarıda anti-emperyalist ve anti-kapitalist bir anlayışı benimser.

Onun iktidarı döneminde SSCB’nin başında hain Gorbaçov bulunuyordu. Bu yüzden SSCB’yle yakınlaşmak yerine Üçüncü Dünya’nın sosyalist devletleriyle yakınlaşır.

Hiçbir anti-emperyalist duruş ve haçlı tavır kan emici Batı tarafından cezasız bırakılamazdı. 15 Ekim 1987’de Sankara, en yakın arkadaşı bildiği Compaoré’nin başı çektiği bir askerî darbe sırasında öldürülür. Bununla da kalınmaz cesedi paramparça edilip bilinmeyen bir yere gömülür.

Ardından Compaoré iktidarı hemen ele alır. Halkın isyan etmesini önlemek için Sankara’nın darbe sırasında yanlışlıkla öldüğü yalanını söyler! Sankara’nın devrimlerine fazla aceleci ve ülke gerçekleriyle uyuşmadığı yaftasını vurur. Bütün devrimleri tersine çevirir. Avrupa ve ABD destekli bu tiran 2014’te bir halk ayaklanmasıyla devrilene kadar ülkeyi demir yumrukla yönetir, derin bir yoksulluğa mahkûm eder.

Bugün ülkenin en önemli havaalanında ismi yaşayan Thomas Sankara’nın mirasını 2022 yılında yaptığı bir askerî darbeyle Burkina Faso’yu yönetmeye başlayan Ibrahim Traoré sürdürmekte. Traoré önce ülkesinden Fransızları kovdu. Şimdi Rusya’nın da yardımlarıyla yerli üretimi arttırma ve dışa bağımlılığı azaltma yolunda çalışmalar yapmakta…

“Siyah” sıfatıyla karalamaya çalıştıkları kıtayı ırkçılıkla örülü vahşetle kontrol altına almak isteyen emperyalistler avuçlarını yalanıyor… “Afrika’nın Che Guevarası” namıyla tanınan Thomas Sankara’nın kızıl gözyaşlarıysa bayraklaşıp geçen haftalarda başlayan Fransa’daki öğrenci olaylarında genç Marksistlerin ellerinde dalgalanıyor…

Erdem Beliğ Zaman

Erdem Beliğ Zaman

Tek mesleği yazarlıktır. Senaryocu, mizahçı ve ödüllü piyes yazarıdır. Keşke Beni de Taşlasa (2024) adlı bir hiciv kitabı vardır.

Portreye Yönelim kategorisinden son haberler

Muammer Kaddafi

Muammer Kaddafi, 1942’de Libya‘nın Sirte kenti yakınlarında, yoksul bir Bedevî ailesinin çadırında dünyaya geldi. İlköğrenimini dinî eğitim veren bir okulda tamamladı. Ortaokul yıllarında bütün

Behice Boran

Bu benim hayatım, kendi hayatım, önümde,Şekilsiz, yoğrulabilir, engin.Kendi ellerimle yoğuracağım. Behice S. Boran Kadınlardan çok şeye yetebilmeleri bekleniyor. Pek çok rol karmaşası içerisinde tam

Mao Zedong

İsyancı Mao Zedung 1893’te Çin’in güneyindeki Hunan eyaletinde doğdu. Zengin bir köylü ailesinin çocuğuydu. Babasının yoksulları sömürmesine, kaba saba davranışlarına ve onu zorla evlendirmek

Cemal Abdünnâsır

Cemal Abdünnâsır… Mısır ve Arap âleminin efsanevî lideri… Mısır’da monarşiyi yıktı ve cumhuriyetin temellerini attı. Süveyş Kanalı’nı millileştirerek İngiliz emperyalizmine Batı Asya’da kuvvetli bir

Seyyal Taner

Hatırlar mısınız? Türkçe Pop’un çok verimli olan bir altın bir çağı vardı. Her daim yenilikçi, modern, modayı ve dünya müziğini Türkiye’ye taşıyan Ajda bir
GitEn Üst

Don't Miss