Okura not: Bu makalede kullanılan belge ve görseller Necdet İşli Arşivi’ne aittir ve yalnızca basılı nüshamızda olup onun üzerinden istifadeye açıktır.
Tevfik Fikret Bey, 1915 senesinin 18 Ağustos’u 19’a bağlayan gece saat 02.20’de Aşiyan’da 48 yaşında vefat etmiştir. Hayatta iken Aşiyan’a gömülmek arzusunu vasiyet etmiştir. İsmail Hikmet Ertaylan, Fikret’e dair eserinde şunu yazar. “Bahçedeki havuza hâkim Ebulhevli andıran bir kaya vardı. Fikret, bu kayanın altını açtırmak orasını kendisine bir kütüphane yaptırmak istiyordu. ‘Ölünce de beni oraya gömerler’ diyordu. O kayanın bağrına kendi eliyle yazmış olduğu çok içli, çok manalı kıtayı kazdırmıştı: Sükûn u hâb-ı ezelî ihtiyâc-ı fâniyyet.”
Eşi ve kayınpederi Mustafa Efendi, Aşiyan’ın geleceğinin meçhul olduğu savı ile aile mezarlığının Eyüp’te olduğunu söyleyerek Fikret’in Eyüp’e defnini istediler ve sessizce birkaç dost ve yirmi civarında talebe ile defin yapılmıştır.
Fikret, Eyüp’te Hariciye Nazırı Kaymakamı Hulusi Ahmet Paşa’nın oğlu Mahmud Tahir Bey’in eşi Fatma Melek Hanım’ın (vefatı 1330) kabri yanına ve Ceza Dairesi Azasından Bekir Sami Bey’in kızı ve Şura-yı Devlet Kalemi Serhalifesi Mustafa Bey’in eşi Hanife İkbal Hanım’ın (vefatı 1308 Zilhicce) kabrinin ayak ucuna defnedilmiştir. İkbal Hanım’ın taşı 160 cm yüksekliktedir.
Fikret’in defninden sonra kabrinin üzerine kenarları Türk üçgeni işlenmiş bir dikdörtgen mermer lahit konulmuştur. Hattı Hamid Bey’e, taş işçiliği Kadri Usta’ya ait bu lahdin kitabesi şöyledir:
“Sükûn u hâb: ezelî ihtiyâc-ı fâniyyet!
Bu ihtiyâc-ı fenânın şu taş nişânesidir.
Nüvişte cebhe-i hüznünde bir Hüvelbâkî
Şu serviler mütehâşî birer talâkatle
Okur geçenlere âid menâkıb-ı ibret;
Tevellüdü 28 Şaban 1283 tarih-i vefâtı
10 Ağustos 1331. Amel-i Kadri“
Bu taş kabrin üzerine yatırılmış olduğu için kabrin yerinin yoldan geçenlerce görülmesi için Tasvir-i Efkâr gazetesi sahipleri Ebuzziya Beyler tarafından bir alınlık kitabesi hazırlatılıp, Hanife İkbal Hanım’ın taşının önüne yerleştirilmiştir.
Fikret’in vasiyeti yıllar sonra 24Aralık 1961’de devlet töreni ile yerine getirilmiş ve mezarı açılarak kemikleri Galatasaray ders nazırlığında bulunmuş olan yardımcısı Salih Keramet Nigâr (vefatı 07.03.1987) tarafından önce torbaya sonra tabuta konulmuş ve Aşiyan’a nakledilmiştir.
Mezarın üzerindeki kitabe Aşiyan’a nakledilmiş fakat Zeyad Ebüzziya Bey’in ricası üzerine küçük kitabe bir makam mezarı için Galatasaray Lisesi bahçesine götürülmüştür. 1930 yılına kadar anma mezarında duran Anma Kitabesi adlı mezartaşı sonra okul deposuna kaldırılmış ve sonra buradan çıkarılıp Galatasaray Müzesi’nde teşhire konulmuştur.