Rusofiller, Çinofiller; Sonra Filler ve Ezdikleri Çimler!

Süleyman Nazif’e atfedilen bir anekdot vardır. Artık yerinde yeller esen Beyoğlu’ndaki Lebon Pastanesi’nde arkadaşlarıyla otururken üstada sormuşlar, “Cemal Paşa frankofil (Fransızsever), Enver Paşa germanofildir (Almansever). Peki ya Halil Bey nedir?”… Bilenleriniz mutlaka vardır, Halil Paşa obeziteydi. Bu muzip soruya Süleyman Nazif şu cevabı verir, “O mu? O, sadece fildir!”…

Anekdotun yaşandığı günden bugüne bir asırdan fazla zaman geçtiği hâlde ülkemizde değişen yalnız sınırdışındaki muktedirlerdir. Evet, artık Almanların ya da İngilizlerin şekillendirdiği bir kürede yaşamıyoruz; bir yanda ABD ve avaneleri var, diğer yanda Çin, Rusya ve onların müttefikleri… Zaman zaman bu güçlerin karşı karşıya gelişlerine şahitlik ediyoruz.

2022’de başlayan Ukrayna Operasyonu, iki ana güç kutbunun çatışmalarından biridir. Ruhunu bile Batı’ya satmış, halkını güldürmekten çok ağlatan komedyen Zelenskiy’nin tehlikeli girişiminden sonra Rusya, Ukrayna’da bir operasyon başlattı. Aradan geçen süre zarfında epey ilerleme de katetti. Ukrayna topraklarının %20’sinden fazlası artık Rusya’nın kontrolünde. İşte bu operasyonda Rusya tarafında yer alanlar Amerikan muhiplerince “Rusofil” ilan edildiler. Öyle ya, Batı ne istiyorsa o olmalıdır; Batı neyi söylüyorsa o doğrudur!?

Yakın tarihte, Pasifik’te bir Tayvan operasyonuna şahitlik etmemiz de mümkündür. Bu operasyonda Çin Halk Cumhuriyeti’ni savunanların aynı güruh tarafından “Çinofil” başlığı altında sınıflandırılması kaçınılmazdır.

“Çinofillik”, “Rusofillik” damgası üzerimizde kalırken, bize bu sıfatlarla seslenenler bağımsız olduklarında ısrar ediyorlar. Öyleyse kendilerine sadece “fillik” kalıyor… Hâlbuki filler, sözkonusu canlı formlarına mukabil son derece faydalı, gerekli, sevimli hayvanlardır. Kanla, gözyaşıyla, sömürüyle, haydutlukla alakaları bulunmaz.

Bizim “filler”se bütün dünyayı sömüren Batı’yı, etini tükettikleri kemiği sıyırmaya davet etmekten hicap duymazlar! Demokrasi kisvesi altında yaptıkları vurgunları hoş görmekte “Mevlana”laşmaktan geri durmazlar!

Onlar için bağımsızlık boş bir hayalden, fakirlikten ve yoksunluktan başka şey değildir. Sömürüyle, tekelcilikle, kapitalizmle mücadele saçmalıktır. Peki, bu uğurda verdiğimiz milyonlarca can? Onlar için murdar, telef olunmuşluktur!

Bu hissiz, tepkisiz topluluklar yıllardır bizzat Batı eliyle eğitilmekte, büyütülmekte, pazarlanmaktadır. Demokrasi namına karşımıza çıkanlar da onlardır, anaakım nitelendirmesi yapılan medyada gördüklerimiz de, daha birçok alanda öne çıkanlar da… Birkaç on yıllık ömrümüzü aynı elim emele hizmet eden bu “filler”i seyrederek, destekleyerek, görerek geçirip gideriz…

Başkaldıranlar, özgürlükleri için çarpışanlar Çinofil, Rusofil; karşısındakiler sadece “fil”; peki ya biz kalabalık kitleler ne oluyoruz hiç düşündünüz mü? Böyle ot gibi yaşayıp gittikçe ne olacağız; o “filler”in altında ezilen çimler tabii ki…

“Çimlere basmayınız” istemine riayet edecek medeniyet çöktü artık… Bu savunmasızlıkta araya kaynamamak için çim olmamaktan başka çaremiz yok. “Fil” de olamayacağımıza göre geriye bir tek seçenek kalıyor…

Erdem Beliğ Zaman

Erdem Beliğ Zaman

Tek mesleği yazarlıktır. Senaryocu, mizahçı ve ödüllü piyes yazarıdır. Keşke Beni de Taşlasa (2024) adlı bir hiciv kitabı vardır.

Başyazılar kategorisinden son haberler

Yeniden Muammer Kaddafi

Dünyayı yeni yeni keşfetmeye başladığım günlerdi… Shakespeare’in, Dostoyevski’nin, Gogol’ün, Turgenyev’in, Balzac’ın, Mark Twain’in açtığı pencerelerden seyrettiğim yerküreyi tanımak arzusuyla tutuşuyordum. İlk defa kendi gözlüklerimle,

Kaybedenin Kazandığı Dünya!

“İşim görülsün de gerisi umrumda değil!”ciler yüzünden dünyada görecek iyi işler tükendi… “Aman, ağzımızın tadı bozulmasın! Susalım!…” diyenler nice ağzın kapanmasına yol açtılar… “Bana

Savaşın Soğuğu, Sıcağı, Alçağı…

Birçok yerde, “Soğuk Savaş’ın bittiğini; dolayisiyle o devirde kullanılan terminolojinin artık geçerli olmadığını…” iddia edenleri duyuyorum. Doğru, Soğuk Savaş bitti. İlgili terminoloji, yani “sol-sağ”sa

Daha İyi Bir Dünya İçin Geliyor İşte Çin!

Komünizm nasıl anlatıldı bize? O; yokluktu, baskıydı, sansürdü, özgürsüzlüktü, fukaralıktı, karanlıktı, kuyruktu, buyruktu… İnsana gelecek, umut, aydınlık verense liberal demokrasiydi. O liberal demokrasi ki

Cemal Abdünnâsır’ın Mirası

Ortadoğu yarım asırdan uzun bir süredir Cemal Abdünnâsır’sız… Lâkin o süre boyunca Amerikalı, Fransalı, İngiltereli.. ezcümle her türlü emperyalistli… İşte, “Nâsır’sız ve emperyalistli” Ortadoğu’nun
GitEn Üst

Don't Miss