Pazartesi / Demokrasinin Yolu, Yolun Demokrasisi!
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kendisine sorulan “çerçeve yasa” sorularına, dolambaçlı cevaplarla oyalama şıkkını seçerek aslında yanıt vermemiş oldu. Mesela en dikkat çekici cevabı, “Demokrasinin yolu TBMM’dir..” idi.
Şu siyasetçilere gerçekten akıl sır ermiyor! Eskiden TBMM’ye girmek için yol yaparlardı; şimdi erişmek istedikleri makam için TBMM’yi “yol” yapıyorlar!
*
Salı / Bizden Oy Alanların Anatomisi!
İtirafçıymış alanlar bizden oy,
Savcı yandaşsa ister gak diyen.
Her seçilmiş dilde yalnız var para;
Yetkisiz, yoksul ve düşkün hak diyen!
*
Çarşamba / Uzaya Değil Cezaya!
Sözcü gazetesinin haberine göre Türkiye Uzay Ajansı için tahsis edilen bütçe, cezaevlerine ayrılan meblağ yetersiz kalınca oraya kaydırılmış! Böylelikle 2023’te Ay’a ayak basmak için ayarlanan program, 2026’da yeterli ödenekten mahrum bırakıldı! Eee, uzaya değil cezaya meylimiz var ne yapalım!
*
Perşembe / İş Önlüğü!
Millî Eğitim Bakanlığı öğrencilere önlük zorunluluğunu kaldırdıktan birkaç sene sonra bu sefer öğretmenlere iş önlüğü giyme zorunluluğu getirdi… Yerinde bir karar yalnız siyasetçiler için de önlük giyme zorunluluğu getirilmesi taraftarıyım…
Zira hepsi de o kadar kirli işler yapıyorlar ki pahalı kıyafetlerine kir bulaşmasına gönlüm razı olmuyor!
*
Cuma / Dönek Hızı-Işık Hızı!
Tuzla’nın AKP’ye geçen belediye başkanı Eren Ali Bingöl, onun AKP’ye geçeceğini haberleştiren gazeteye bu haberi için tekzip göndermiş. Ne tuhaftır ki tekzip gazeteye ulaşmadan Bingöl, AKP’ye geçti!…
Ses hızını, ışık hızını aşacak haberleşme araçlarının yanında bir de dönek hızını aşacak teknolojik araçlar icat edilmeli ki uzay çağına giriş yapabilelim!
*
Cumartesi / Cengiz Çandar’ın Dağcılık Merakı!
Cengiz Çandar diyor ki süreci beğenmeyen,
Bu ülkeden değildir, defolsun çıksın dağa!
Hâlbuki her vatandaş Çandar gibi değil ki;
Aynalı sazan gibi boyuna düşsün ağa!
*
Pazar / Mandela mı Kurdela mı?
“İmralı Sekretaryası” ünvanıyla basın heyetinde yer alan Veysi Aktaş, PKK elebaşısı Abdullah Öcalan’ın kendisini Mandela’ya benzettiğini belirtti!
Kibar olduğumdan “Yok artık…” diyorum! Zira Mandela’dan çok kurdelaya benziyor; çünkü her siyasî açılımda bir tarafı süslemek için kullanılıyor!