Bu yıl basın mensubu olarak yer aldığım 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, sinemamız adına hem heyecan verici yenilikleri hem de kronikleşmiş organizasyonel sorunları aynı anda barındıran bir köprü kurdu.
Festivalin Artıları ve Yenilikleri
Festivalin Türk sinemasına sunduğu katkı, her geçen yıl artan yoğun seyirci ilgisiyle kendini gösteriyor. Biletlerin ücretsiz olması halkın sinemayla buluşmasını sağlarken; öğrenci filmlerine verilen destek ve Türk edebiyatının nitelikli eserlerini beyazperdeye taşıyan edebiyat uyarlaması yarışması gibi bölümler festivalin köklü kimliğini besliyor. Bu yıl en çok dikkat çeken hamle ise çağın ruhunu yakalayan yapay zeka destekli filmler yarışması oldu ki sinemamızın güncel trendleri takip etmesi adına son derece vizyoner bir adımdı.
Giderilemeyen Sorunlar ve Aksaklıklar
Madalyonun diğer yüzünde ise ne yazık ki her yıl konuşulan ama çözülemeyen meseleler duruyor. Festivalin sürekli AVM sinemalarına sıkışması, beraberinde kaçınılmaz salon ve bilet krizlerini getirdi. Sektör ile sinemayı buluşturma çabasının sadece akşam partilerine indirgenmesi ne kadar verimli, tartışılır. Ayrıca nitelikli söyleşi ve etkinliklerin sabah 10.30 gibi oldukça erkene konulması, katılımı ve verimliliği düşüren unsurlar arasındaydı.
Filmler ve Genel Değerlendirme
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması‘nda yarışan 10 filmden 3’ü daha önce İstanbul Film Festivali‘nde de yarışmış, diğerleri ise dünya prömiyerini gerçekleştirmiş yapımlardı. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda; “Karanlıkta Islık Çalanlar”, “Bir Arada Yalnız”, “Canavar” ve “Ölü Köpekler Isırmaz” olmak üzere ön plana çıkan dört iyi filmden bahsedebiliriz. Fakat genel festival seçkisi ve filmlerin toplamına baktığımızda, sinemamız adına ortalama altı, vasatı pek aşamayan bir yıl geride kaldı diyebiliriz.
Yeni Nesil Bir Sinema Yolculuğu: Pınar Yorgancıoğlu ve “Karanlıkta Islık Çalanlar”
Bu ortalama tablonun içerisinden sıyrılan ve sinemaseverlere umut veren en büyük keşiflerden biri Pınar Yorgancıoğlu oldu. Karanlıkta Islık Çalanlar ile adını sadece bu yıla değil, Türk sinemasının geleceğine de altın harflerle yazdıran Yorgancıoğlu çok yetenekli bir sinemacının doğuşuna müjdeci oluyor. Adını gelecekte çok daha sık duyacağımızdan şüphe yok.
Benzer Sular, Farklı Derinlikler: “Canavar” ve “Nazik Canavar” (Gentle Monster) Üzerine
Aynı gün izleme imkanı bulduğum, temelde benzer ve son derece sarsıcı bir meseleyi, yani pedofiliyi ve aile içi travmaları masaya yatıran ama sinemasal dilleriyle tamamen zıt kutuplarda konumlanan Tunç Şahin’in Canavar’ı ile Marie Kreutzer imzalı Nazik Canavar filmleri, sinemanın bir hikâyeyi anlatırken rejisel tercihlerle nereye evirilebileceğinin en net dersini sunuyor.
Yerli yapım Canavar, kökeninde yatan tiyatro oyununun avantajlarını ve dezavantajlarını fazlasıyla hissettiren bir film. Tiyatro metninden uyarlanmış olmanın getirdiği güçlü diyalog altyapısı bir yere kadar taşısa da sinemanın görsel ve mekansal imkanlarını sınırlayan oda tiyatrosu darlığı filmde bir dezavantaj olarak öne çıkıyor. Kamera, sahnede işleyen o keskin çatışmayı sinemaya uyarlarken kimi zaman tıkanıyor; mekanın nefes almasına izin vermeyen bu sıkışmışlık sinemasal anlatının etkisini zayıflatıyor.
Buna karşılık Marie Kreutzer imzalı Nazik Canavar, sinemanın gücünü tam anlamıyla hissettiren, üst düzey rejisiyle parlayan bir eser. Polisin bir sabah eve baskın yapması ve ünlü piyanist Lucy’nin kocasının gözaltına alınmasıyla sarsıcı bir gerçeğin ortasında kalmasını konu alan film izleyiciyi manipüle etmekten kaçınan tarafsız, mesafeli ve soğukkanlı anlatımıyla öne çıkıyor. Tiyatral bir kapalı alan hissiyatı yerine sinemanın ışık, boşluk, sessizlik ve tempo gibi imkanlarını sonuna kadar kullanarak travmanın yarattığı boğucu atmosferi beyazperdeye taşıyor.
Ödül Gecesi Sürprizleri: Beklentiler ve Gerçekleşenler
Festivalin en çok merak edilen sonuçlarından biri şüphesiz halk jürisinin oylarıyla belirlenen Adana İzleyici Ödülü idi. Açıkçası festival günlerinde salondaki atmosferden ve filmin bıraktığı izden ötürü bu ödülün Ölü Köpekler Isırmaz filmine gideceği yönünde güçlü bir beklenti vardı. Ama Adana halkı tercihini Tunç Şahin’in tiyatro uyarlaması olan Canavar filminden yana kullandı. Filmin kapalı gişe giden tartışmalı yapısı ve seyirciyi meselenin tam ortasına iten tansiyonu, jüri kadar halkın da salonlardan tepkili ama tatmin olarak ayrılmasına yol açtı; bu da ödülün sahibini şaşırtsa da anlaşılır kıldı.
Gecenin En Hak Edilmiş Ödülü: Hazar Ergüçlü ve “Mutter”
Oyunculuk kategorilerinde verilen ödüller arasında en kusursuz ve sonuna kadar hak edilmiş olanı Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri filmindeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu seçilen Hazar Ergüçlü’nün ödülüydü.
Ergüçlü, filmde bir annenin omuzlarına binen tarifsiz yükü, suçluluk psikolojisini, çaresizliği ve içsel çürümeyi adeta kelimelere ihtiyaç duymadan, bakışlarıyla ve tüyler ürpertici bir soğukkanlılıkla aktarıyor. Zor bir karakterin altından kalkarken abartıya kaçmayan, sinemasal disiplini en üst düzeyde tutan bu performans; sadece o filmin değil, bu yıl festivalde izlenen en olgun oyunculuk derslerinden biri olarak hafızalara kazındı. Dolayısıyla bu ödül, jürinin isabetli kararlarının başında geldi.
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Ödül Listesi

- En İyi Film: Bir Arada Yalnız (Yön: Ali Vatansever)
- Yılmaz Güney Ödülü: Günyüzü (Yön: Banu Sıvacı)
- En İyi Yönetmen: Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız)
- Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü: Moda Evlilik (Yön: Miraç Atabey)
- Adana İzleyici Ödülü: Canavar (Yön: Tunç Şahin)
- En İyi Kadın Oyuncu: Hazar Ergüçlü (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri)
- En İyi Erkek Oyuncu: Fatih Al (Bir Arada Yalnız)
- En İyi Senaryo: Pınar Yorgancıoğlu ve Emre Gülcan (Karanlıkta Islık Çalanlar)
- En İyi Görüntü Yönetmeni: Özkan Karaköse (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri)
- Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu Ödülü: Mesut Ulutaş (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri)
- En İyi Müzik: Alican Çamcı (Karanlıkta Islık Çalanlar)
- Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Asena Hotamış (Günyüzü)
- Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu: Süleyman Kadim Kabaali (Günyüzü)
- Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü: Ege Damatoğlu (Moda Evlilik)
- Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü: Onur Gözeten (Bir Arada Yalnız)
- SİYAD En İyi Film Ödülü: Ölü Köpekler Isırmaz (Yön: Nuri Cihan Özdoğan)
- Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Pınar Yorgancıoğlu (Karanlıkta Islık Çalanlar) ve Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız)