Cumhuriyeti Korumaya Var mısınız Yok musunuz?

İmamın biri camide tanrı hakkında vaaz veriyormuş, “Ne yerdedir, ne göktedir; ne sağdadır, ne soldadır…”… O sırada ne hikmetse camide bulunan Bektaşi araya girmiş, “İmam efendi sen yok diyeceksin ama lafı dolandırıyorsun!”…

İşte kendisiyle müşerref oluşumuzun yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet’in bugünkü hâli ne yazık ki yukarıdaki fıkradaki duruma benziyor. Varlığını seçimden seçime hatırlıyoruz; günlük yaşantımızda hissetmiyoruz!

Evet, baş tarafta oturduğu koltuktan kalkmak istemediği için baskısını günden güne arttıran bir iktidar mevcut. Altındaysa bir türlü o başa çıkmak arzusu, seçmenini tatmin edemeyen bir ana muhalefet… Muhalefetin diğer azalarıysa sandalye kapmaca oyunu oynuyorlar… Anlayacağınız kim onlara oturacakları sandalyeyi temin ederse onların düdüğünü çalıyorlar!

Yıllar süren bağımsızlık savaşını verdikten sonra çağdaş ilkeler temelinde yepyeni bir devlet kuran Atatürk’ümüzün düşlediği ülke bu olmasa gerekti…

Türkiye Cumhuriyeti’nde, cumhuriyete demokrasi çeşnisi katıldı katılalı yapılan seçimlerde; muhafazakâr, milliyetçi, kapitalist, Batı’nın sömürü düzeniyle ters düşmeyen partiler kazanıp durmuş, kurulan hükûmetler de onların dünya görüşleri çerçevesinde şekillenmiştir. Bunda seçmenlerin ideolojik altyapılarının tamamlanmamasının yanı sıra seçenek diye önlerine getirilen diğer partilerin seçtiklerinden farkı bulunmamasının etkisi de yadsınmazdır.

ABD’li komedyen George Carlin’in, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki seçim hakkında söylediği, “elmanın yerine elmayı seçmek” benzetmesi bizim AKP-Yeni Parti arasındaki seçim hakkında da kullanılabilecek yerinde bir benzetmedir.

Vaktiyle yaşadığımız iktidar değişimlerinde hayalini kurduğumuz düzelmenin ve istikrarın sağlanmaması işte bu “aynılıktan” kaynaklanmaktadır.

Fakat, geçen Pazar günkü Sırbistan seçimlerinin bize yeniden hatırlattığı bir olgu sözkonusudur. Seçmen, her çıkış yolunu önüne konan düzen partilerinden ummamalıdır. Gerektiğinde arzuladığı çıkış yolunu bizzat açmalıdır. Sırbistanlı öğrenciler de öyle yaptılar. Çağrılarına kulak asmayan muhalefeti ellerinin tersiyle ittiler ve kendileri bir muhalefet partisi kurup seçimlerde ipi göğüslediler…

Ülkemizdeyse ancak yıldönümlerinde aklımıza gelen Cumhuriyeti’n etkinliği-pasifliği ciddi bir mesele olarak öne çıkmaktadır. 

Daha ciddi olan mesele ise; önümüze Kurtarıcımız tarafından altın bir tepsiyle sunulan Cumhuriyet’i korumak hususunda bizim takındığımız tavırdır.

Şimdi şapkamızı önümüze koyup bu sorunun cevabını düşünelim: Cumhuriyet’i korumak için var mısınız, yok musunuz?

Erdem Beliğ Zaman

Erdem Beliğ Zaman

Tek mesleği yazarlıktır. Senaryocu, mizahçı ve ödüllü piyes yazarıdır. Keşke Beni de Taşlasa (2024) adlı bir hiciv kitabı vardır.

Başyazılar kategorisinden son haberler

Yeniden Muammer Kaddafi

Dünyayı yeni yeni keşfetmeye başladığım günlerdi… Shakespeare’in, Dostoyevski’nin, Gogol’ün, Turgenyev’in, Balzac’ın, Mark Twain’in açtığı pencerelerden seyrettiğim yerküreyi tanımak arzusuyla tutuşuyordum. İlk defa kendi gözlüklerimle,

Kaybedenin Kazandığı Dünya!

“İşim görülsün de gerisi umrumda değil!”ciler yüzünden dünyada görecek iyi işler tükendi… “Aman, ağzımızın tadı bozulmasın! Susalım!…” diyenler nice ağzın kapanmasına yol açtılar… “Bana

Savaşın Soğuğu, Sıcağı, Alçağı…

Birçok yerde, “Soğuk Savaş’ın bittiğini; dolayisiyle o devirde kullanılan terminolojinin artık geçerli olmadığını…” iddia edenleri duyuyorum. Doğru, Soğuk Savaş bitti. İlgili terminoloji, yani “sol-sağ”sa

Daha İyi Bir Dünya İçin Geliyor İşte Çin!

Komünizm nasıl anlatıldı bize? O; yokluktu, baskıydı, sansürdü, özgürsüzlüktü, fukaralıktı, karanlıktı, kuyruktu, buyruktu… İnsana gelecek, umut, aydınlık verense liberal demokrasiydi. O liberal demokrasi ki

Cemal Abdünnâsır’ın Mirası

Ortadoğu yarım asırdan uzun bir süredir Cemal Abdünnâsır’sız… Lâkin o süre boyunca Amerikalı, Fransalı, İngiltereli.. ezcümle her türlü emperyalistli… İşte, “Nâsır’sız ve emperyalistli” Ortadoğu’nun
GitEn Üst

Don't Miss