Göğün Altında Kaos

“En iyi müdafaa zenginleştirerek müdafaadır.”

Üç aydan çok oldu, bu tezi yazan Yalçın Küçük’ü kaybedeli. Yönelim, bugün müdafaaya gelmiştir.

Neyi müdafaa eder peki Yönelim? Doğu ufkundan doğan en büyük eylem adamlarından biri olan Neriman Nerimanov’un ifadesiyle:

“İnsanları insaniyet yoluna davet etmeyi, milleti her cihetten kuvvetlendirmeyi, ona can vermeyi, onu gayretli etmeyi, onun ruhunu yüceltmeyi, ruhunu temizlemeyi, ona doğal ilerleme yolunu açmayı ve onu sağlam medeniyete davet etmeyi…”

Bugün ülkemizde 25 milyondan fazla insan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında. Çocuklarda yoksulluk seviyesi %36’yı aşmış durumda. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35.759 lira; kendinize sorun, kendiniz (tek bir kişi) bir ayı bu  meblağ ile geçirebilir mi?

Dünyada aşırı yoksulluk sınırı altında 830 milyon kişi var(mış); günden güne ifşa edilen insan ve çocuk ticareti mağdur, resmî kölelik ve köleliği mumla aratan çalışma şartları altında çalışan, Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da haysiyeti yok sayılarak öldürülen milyonlarca insanı bu sayıya dahil edersek ne elde ederiz peki?

Ya her gün bir ayrı acı haberini aldığımız çocuk işçileri? Aynı zamanda staj adı altında sömürülen lise ve üniversite öğrencilerini? Hatta yazlık bedava “iş” dahi bulamaz hâle gelen “on sekiz yaş altı” nüfusu?

Madalyonun öbür yüzüne bakalım: Ülkemizdeki 36 dolar milyarderi ile cihandaki 3500 milyarderi nereye koyacağız? Ya geçtiğimiz ay adını ilk “trilyoner” olarak adını tarihe … harflerle yazdıran Elon Musk’ı?

Evet, arkadaşlar, artık somut problemlere yönelmemiz gerekiyor. Parti içi sandalye kapma oyunlarına, paraşütle haber gündemlerine atlayanlara, üniversiteleri aşure kazanına çevirenlere, “Majestelerinin muhalefeti” olmak için birbiriyle yumruk yumruğa dövüşenlere, vücudunu ve şerefini pazarlayıp aç gençlere akıl verenlere, evde tencereler boşken televizyon ekranlarında nefes borusunu tıkayacak denli tıkananlara paye vermenin vakti sona ermeli.

Sovyetler Birliği dağılalı otuz beş yıl oldu ve şımarık neoliberalizm mevzi kazandıkça geçtiğimiz yüzyıl içerisinde canla başla elde edilmiş hakların pek çoğu elden çıktı. Buna hak sahipleri hariç kim ses çıkardı? Kim yardımlarına koştu? “Güleryüzlü” sosyalistler mi? “İnsan” kategorisini kimliklere bölüp un ufak edip insancıklara dönüştürenler mi?

Heyhat! Dünyanın geri kalanında olduğu gibi memleketimizin solunda da düzen şaştı, mertlik bozuldu 1991’den beri. Kendini solda addeden veya kolektif tahayyülde “sol”da olduğu zannedilen partilerin hâli ortada değil mi? “Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş” iken; söz verdiği gençleri 2023 Haziranı’nda intihara sürükleyen “gaflet ve dalalet ve hatta…” içinde bulunan koltuk sevdalılarının vaziyeti bize ne gösteriyor?

Yeni bir Yönelim’e ihtiyacımız var.

Küçük, yıllar önce şöyle “en iyi müdafaa”dan söz ederken şunu diyordu: “Kemalizm’i çok eleştirdim. En çok eleştirdiğim zamanda, ‘kemalizm, bizi ileriye götürmez ve biz kemalizm’den geri düşmeyiz’ diyordum. Şimdi bu sözümüzdeyiz, kuvvetle müdafaa ediyoruz.

Biz ise şunu diyoruz: “Sosyalizmden geri düşmeyiz. Bu sözümüzü kuvvetle müdafaa ediyoruz.

Bu görüş ve duruşla Avcıoğlu’nun Yön’ünden Boran’ların mücadelesine engin bir zenginlikten esinle yol alıyoruz. Yalnızca Türkiye’nin bugünkü ataletini gidermeyi değil, yerküremizin doğum sancılarını da böyle hafifletmeyi amaçlıyoruz.

Hatt-ı müdafaamız budur: Güler yüzlü değil, öfkeli ama vakur bir zihinle, kol gücüyle, kalp gücüyle yol alıyoruz. Küresel değişimin bütün şiddetiyle sürdüğü ve jeopolitikanın önemini artırdığı bir dönemeçte “insan”ı öne çıkarıyoruz.

Tezimiz budur: “Biz insanız ve insana ait hiçbir şey bize yabancı değildir.

Bu tezi kucaklıyor ve zenginleştirerek müdafaa ediyoruz.

Oğul Tuna

Oğul Tuna

Oğul Tuna tarihçi, çevirmen, uluslararası ilişkiler uzmanı ve Yönelim’in editörüdür. Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu; Sciences Po Lille ve Kaliforniya Üniversitesi, Irvine’da lisansüstü eğitim gördü. Çalışmalarında Avrasya’nın tarihî ve güncel meselelerine, siyasal düşünceye ve entelektüel tarihe odaklanmaktadır.

GitEn Üst