Osmanlı devri vakfiyelere dayalı tesis olunmuş bütün mescit, tekke ve türbeler T.C. 2863 sayılı kanun kapsamında olup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli müesseselerdir. Ancak ne yazıktır ki bu durum zamanla çeşitli nedenler ileri sürülerek koruma kurulu kararı ile “tescilden düşürme” yoluyla, istimlak edilerek yok edilebilinmektedir. Bu durum hâlen uygulanan bir yöntemdir.
Yok edilen tekkelerden biri de Vezneciler Kalenderhane Mahallesi, Hallacı Mansur Sokağında Derunî Mehmed Efendi’nin 1781 tarihinde kendi adına kurduğu mülhak vakfiyeye dayalı iki katlı ahşap dergâhtır. Daha sonra 1826’da öldüğünde eşi ve oğlu ile tevhidhâne köşesindeki çatısı kiremit örtülü, içinde 3 sanduka bulunan tipik İstanbul mahalle arası türbesi hâlindeki özel mekâna defnedilmiştir. Türbe üzerindeki kitabesinde yapının tevhidhanesi “mescit” olarak belirtilmiştir.1925 yılında yasaklanan işlev üzerine son Şeyh M. Arif (Gürevin) Efendi ailesi ikametgâh olarak burada 1965’e kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Tipik ahşap maruf İstanbul tekkelerinden olan yapı 1967’de Zooloji Fakültesi inşa sahası olarak seçilen saha içinde kalınca ikametgâh olarak kullanılması da yasaklanmış harabiyete terk edilmiştir. Türbe karşısındaki Seyyid Hasan Paşa Çeşmesi ile civar yapılar yıktırılmıştır. Yok edilme 31 Mart 1972 tarihinde Cumhurbaşkanı imzalı Bakanlar Kurulu Kararı ile resmîleşmiştir.
Harap metruk haldeki yapıyı Neyzen Kudsi Erguner ve Kudumzen Gazeteci Nezih Uzel’le 1967’de fotoğraflayıp daha sonra yapının ölçülerini aldım. Bu esnada cadde seviyesi altında kâgir bir odanın varlığını fark edip fotoğrafladım. Bugün hiçbir iz bırakılmamış bu vakıf eserinin istimlak mevzuu 1974 yılında tamamlanmış ve vakıflarla ilişiği kesilmiştir.
Bu yavaş yavaş yok oluşu hemen karşısındaki Keşfî Osman Efendi Tekkesi’nde oturan Fazıl Ayanoğlu günbegün izlemiş, zerre müdahalede bulunmamıştır. 1969 yazında mihrap yanında girişi bulunan türbeye giren bir serkeş yerinden oynatılmış sanduka yanına def-i hacetini gidermiş, yere sarkmış tac-ı şerif destarıyla temizliğini yapmıştır. Bugün sahada eski yerinden 25 metre ileride betondan ve kapısı üzerinde 4 satırlık kitabesi bulunan, bir sandukası eksikli türbeden başka hiçbir iz yoktur. Tarihî mahalle de yoktur.